''Aklımızdan bir Türkiye geçiyor, gerisi hep coşkuyla ölmek!''
Tam üç yıl önce bugündü. Tankların, topların, tüfeklerin ve
uçakların karşısında; dillerinde tekbir, kulaklarında sala, ellerinde al bayrakla
ölüme yürüyen vatan evlatları vardı. Tarihte eşine ender rastlanan bir hainliği
kahramanca bertaraf ettiler. Akılla izahı mümkün olmayan onlarca hadise oldu o
gün. İsmet Özel’in deyişiyle ‘’dilce susup bedence konuşulan bir çağda kolay
anlaşılamayacak’’ şeyler oldu. Nitekim halen de o günü muhteviyatıyla anlayıp,
idrak edebilmiş değiliz ne yazık ki. O kahramanlara olan borcumuzu dilce
susmadan, bu kutlu mirasa sahip çıkıp, mütalaa ederek ödeyebiliriz ancak.
O gün yani 15 Temmuz gecesi bu millet için, bu ülke için
hayati bir öneme sahip. Bir felaketin eşiğinden dönmemizin yanı sıra, bizi bize
gösteren kırmızı bir ayna aynı zamanda. Bu şairin dediğidir aslında,
‘’Aklımızdan bir Türkiye geçiyor, gerisi hep coşkuyla ölmek..’’ O gece coşkuyla
öldü çoğumuz, coşkuyla yaralandı, çoğumuz da coşkuyla ölmeyi düşündük nasip
olmadı. Lakin aklımızdan geçen geçen Türkiye neymiş, nasılmış onu bütün
çıplaklığıyla görmüş olduk. Aklımızdan geçen Türkiye o gece darbeye direnen
kalabalıkların dilinde tekbirdi, minarelerden yükselen salalardı, tankların
altına yatan Muhammetler, Mehmetler, Ömerlerdi…
İman dolu göğüslerini kurşunlara siper etmiş Müslümanlıkla Türklüğü
birbirinden ayırmayan vatan evlatlarıydı. Aklımızdan geçen Türkiye o gece
meydanlara çıkmadan önce alınan abdestlerdi, eşten anadan babadan istenen
helallikti, anaların evinde ettiği dualardı. Fakat aklımızdan geçen Türkiye
asla ATM kuyruklarında değildi, saladan rahatsız olan kulaklar da değildi. Bir
Türkiye vardı sadece aklımızdan geçen. Senelerce üstü örtülmeye, saklanmaya
çalışılsa da, şahsı manevimizde mündemiç bir Türkiye!
15 Temmuz bu milletin tabutunu tekmeleyişidir! Kendini inkârı
mütemadiyen ikrar eden dilleri lal eden bir destandır. Kulakları tırmalayan ve
işgal eden çavlamaları susturan bir vaveyladır 15 Temmuz! Bu hastalıklı çağın
şifa reçetesidir!
Son olarak o kutlu geceye tiyatro gibi söylemler getiren
güruha nasıl tepki vereceğinizi kestiremiyorsanız önce kendinize kızın ve
sorgulayın. Çünkü öfkeniz ve derdinizin yanında o güruh sadece bir sinek
vızıltısıdır.
‘’Aklımızdan bir Türkiye geçiyor, gerisi hep coşkuyla
ölmek!’’
M.Emin Dandin
Yorumlar
Yorum Gönder